Onu yiyici tip bayan olarak görüyorum!
Merhaba İlhan Hanım…
Ben 24 yaşında bir gencim. Facebook’da bir kızla tanıştım ve onu ikna ettim ve ben de yalnız yaşıyordum, onunla ilgilendim telde ve hep dinledim…
Buraya geldiğinde ona çok iyi davrandım… Hatta gümüş yüzük bile taktık… Her konu hakkında konuşabiliyorduk. Kız yetiştirme yurdunda büyümüştü ve A…’a kalırken memurluk sınavını kazanıp G…’a yerleşti ve E… ‘de çaycı oldu. Ancak ben Kırklareli’ndeyim ve ona uzağım bu uzak mesafeden dolayı 7 ay telefonda devam ettik ve her gün konuştuk ve telde seviştik…
Sonra beşinci ayda ayrılmıştık ve tekrar barışmıştık ve ben ona msj yazmıştım. Yedinci ay sonunda “Ayrılalım, sen çok uzaksın, gelemiyorsun” demeye başladı. Oysa beklemesini söyledim. İşim ve imtihanlardan dolayı gelemiyordum ve ancak bu kadar idare edebildim onu… Dengesiz olduğunu biliyordum… Amacım sadece onunla birliktelikti… Evleneceğim diye yalan söyledim, çünkü yüzüğü ve evliliği o söyledi ve dolaysıyla ona zamana bırakalım dedim…
Şimdi ayrıyız ve ayrıca hiç bir neden belirtmeksizin durum böyle oldu ve başka birini bulduğunu düşünüyorum… Kız arkadaşlarıyla konuştum, “Sana tekrar döner” dedi birisi ancak anlamakta zorlanıyorum…
Tartıştık, kalbimizi kırdık ve nasıl onu tekrar kazanırım?
Kaprisli bir kız, ayrıca yaşamayı da seviyor sanırım…
Ona iş yerinde şirine diyorlarmış
Bense onu yiyici tip bayan olarak görüyorum…
Siz nasıl değerlendirirsiniz ve neler yapmalıyım?
Kızlar bende bağımlılık haline geldi ve hep kızlarla vakit geçirmek ve beraber olmayı istiyorum. Kızlardan çok hoşlanıyorum… Kızlara erişebiliyorum ancak nasıl taktikler uygulamalıyım ki onlarla vakit geçirmemde sorun olmamalı?
Bu üstte yazdığım kızın nasıl geri dönmesini sağlarım bana?
Sizi takip ediyor ve izlemeye devam ediyorum…
Teşekkürler.
Selçuk S.
——————————————————————————————————————————————————
Ah Selçuk ah!
Okudukça kalakaldım.
“Ben ona nasıl taktik veririm, asla vermem, kitaplarım kötü emellere alet ediliyor” diye üzüldüm açıkçası.
Ne demek şimdi “O kız yiyici, iş yerinde de efendim şirine derlermiş, niyetin oynaşmakmış”…
Kızcağızın hayatının ilk gününden beri çektikleri yetmemiş, bir de karşısına sen mi çıkmışsın?
Yetiştirme yurdunda büyümek kolay mı?
Seni vicdansız şebek!
Kız kendini paralamış, bir iş bulmuş, hayatı bir kenarından yırtmak için çabalıyor, sen çıkmış uyduruktan evlenme vaadi, bir gümüş yüzük, yok telefonda sevişme… İlan et bari açıkça. Ben elbette yaşadığı şehri ve çalıştığı yeri gizledim, baş harflerini değiştirdim. Bir de hayatına ben mi çomak sokayım kızın!
Yok sana taktik maktik!
Aklını başına topla ve başını iki elinin arasına koyup düşün biraz; “Nasıl bu kadar düşüncesiz olabiliyorum” diye sor kendine.
Ayrıca mektubunu bir daha oku ve yazdıklarının kıza olan aşkından ve onu kaybettiğin için kızgınlığından mı olduğunu bir daha düşün. Yok eğer bu mektubu kızgınlıkla yazmadıysan da azıcık kafayı topla.
Benim yazılarım ve kitaplarım insanların ilişkilerinde mutlu olmalarını hedefliyor, ilişkiler konusunda bilgilendirmeyi, bile bile yaşamayı… Kimseyi kafa kola almayı değil. Hele ki “gazoz” niyetine kullanılmayı asla hak etmiyor.
Kendine iyi bak ve biraz hislerini dinle…
Ama içimden de şöyle geçmedi değil; keşke o kız bu mektubu okuyup beni bulsa da, şu Selçuk nasıl adam edilir ona göstersem!
İlhan Uçkan
.
.
.
.
.




























