KADINLAR BİR ERKEĞİ NEDEN REDDEDER?
GURU’nuz der ki; Bir kadın tarafından reddedilmek “son” değil, “başlangıç” sayılmalıdır!
Erkeklerin en korktukları şeylerden birinin bir kadın tarafından “reddedilmek” olduğunu biliyorum. (Yanlış biliyorsam yazarsınız nasıl olsa ama yanlış değil.)
E, durum böyle olunca iş başa düşüyor. Adamı ayart, peşinden koştur, üşenme biraz süründür, sonra naz yap, teklifini yapsın diye ortam yarat, yetmedi, lafı bir de ağzına ver…
Neymiş efendim, erkekler avcıymış!
Sizin tek yaptığınız “Güzelim, seninle şöyle sahilde çay bahçesinde baş başa bir çay içelim mi?” demek. Havalı havalı!
Tabii bir de ürkerek!
“Ya şimdi bu kız bana ‘Üzgünüm ama benim bir sevgilim var’ deyiverirse!”
BOMM! Çok korktunuz mu?
İşte ders başlıyor!
Bir kadın sizi “Üzgünüm, bir sevgilim var” klişesini kullanarak reddederse ne yapılır? Bu durum nasıl avantaja çevrilebilir?
Dersimiz: Kadınlar bir erkeği neden reddeder?
GURU’nuz der ki; Bir kadın tarafından reddedilmek son değil, başlangıç sayılmalıdır.
“Nasıl yani”, demeyin, sabredin, aydınlatıyorum işte.
Bir kız arkadaşım anlatıyor:
“Erkek dediğin peşimden koşmalı! Öyle önüne koydun, ye yemeği gibi atlayıp fırsattan yararlanmamalı. Hele ki kız arkadaşının arkadaşıysam daha da çok çaba harcamalı. Geçenlerde mesela zibidinin teki kendini ne zannediyorsa Facebook’tan mesaj yazmış, aman da kahve içmek istermiş! Neden!? Koşup içecem kahveyi, sevinecem, sonra da aşık mı olacam? Bak sen! Tam 2 gün sonra cevap yazdım. ‘Üzgünüm, görüştüğüm biri var, teklifinizi kabul edemem.’ Duyan da namus kumkuması ya da sadakat heykeli zanneder beni! Hani tanımasam hiç yazmam ama adam hoş. E, ne oldu? Kayboldu tabii! Bu kadar işte bu adamların çabası, ilgisi! Şimdi sen tut bununla sevgili ol, işin yoksa maratona katıl kuyruğu olarak! Valla çok sıkıldım! Bu kadar da kolaycı olmasaydı ya! Ama iki güne kalmaz reddedilmek ona koyar, tekrar karşıma çıkar, peşinden koşturmak nasılmış onu da anlar!”
Ne anladınız bilmem, ama pek kız kıza bir muhabbet olduğu için size tercüme edivereyim: Diyor ki bu kız arkadaş, “Adamı test ettim, peşimden gelirse iyi ama geç gelirse kötü, erken gelirse ne ala, gelmesi 2 günü geçerse naz ve süründürme devreye girmeli, beş gün gelmezse…”
Ben söyleyeyim: 5 gün değil 15 gün sonra şansınızı tekrar deneyin. Sonuç garanti olsun.
Gördünüz mü? Korkulacak bir şey yok. Reddedildiniz diye bir kıza ilginizi kestiğiniz anda her şey lehinize dönebilir.
Bana güvenin!
Ama şansınıza güvenmeyin!
Ödev: Yazın!
Adres: guru@ilhanuckan.com
- Reddedilme hikâyelerinizi utanmadan ve dahi sıkılmadan bana yazın! Yayınlayayım da herkes okusun. Ha ha!
GURU’nuz olarak size tam dört sayfalık sonsuz bilgi vaat ediyorum!
Maç skoru:
Kadın: Facebook’ta beni sevgilin olarak yazmamışsın!
Erkek: Erkek adam sevdiğini paylaşmaz!
Altın Bilgi:
- Bir kızla evlenmeye karar verdiğinizde sakın ha evlenme teklif etmeyin! Bırakın lafı oraya o getirsin, siz de “Bu kadar istiyorsan evlenelim tabii” deyin.
Boxer Erkeği’nden haber var!
Temmuz sayısında “MSN’de düştüğünüz tuzakları yazın” demiştim, işte yazdıklarınızdan bir derleme:
- Güzel cümle kuran bütün kızlar tanıştığımda çirkin çıkıyor.
- “Sevgilin var mı” diye soranlar hep sevgilim çıkıyor. Ağzımı aramak için kimlik değiştiriyorlar.
- Olta atan kızlar, görüşelim, buluşalım diyenler de hep sevgilim çıkıyor.
- MSN’de yazışırken güzel de, tanışmak isteyince “Ailem çok tutucu” diyorlar.
- Yaşlarını hep az söylüyorlar.
- Evli kadınlar fırsat buldukları anda aldatıldıklarını anlatmaya başlıyorlar. Asıl niyetleri taktik almaktan, ya da ağız yoklamaktan başka bir şey değil. Tabii sanal ilişki sayesinde korunmalı aldatmayla intikam derdinde olan ya da intikamı bahane eden de çok var.
- “Ay tatlım” gibi yayarak yazanlar eşcinsel çıkabiliyor, uyarmak istedim.
- Gerçek kimliğinizi kullandığınıza inanmadıklarını söyleyip kimliğinizi görmek istiyorlar, ben mesela evli diye kimliğimi değiştirmemiştim ama hatun meğer kimlik numaramı almış, soyumu sopumu saydı.
- İki dakikada konuyu cinselliğe getiriveriyorlar! Kendimi kullanılıyor gibi hissediyorum ya!
Mesaj hattı!
“Eşimi aldatmak istemiyorum!”
Sayın Guru; evleneli daha 3 yıl oldu. Çok da güzel bir evliliğimiz var. Ama arkadaşlarımla buluşup bir bara gittiğimiz anda onlara özenmeye başlıyorum. Kendimi yaşlı hissediyorum. Birine biraz ilgi göstersem ne olur ki? Bu aldatmak mıdır? Ama eşimi kaybedeceğim korkusu yüzünden onu aldatmak istemiyorum.
Mert K.
Ne diyeyim ki ben şimdi size?
Aldatın da başınızı belaya sokun! Görün o zaman hayatınızın nasıl 180 derece yön değiştirip huzurunuzdan olduğunuzu. Eşinizi kaybetmeyebilirsiniz ama ona olan duygularınız tamamen değişir.
Neler mi olur?
1- Eşiniz sizi terk etmez büyük ihtimalle ama sizinle hala neden birlikte olduğu konusunda paranoya yaşarsınız. Yaşamalısınız da.
2- Birine birazcık ilgi göstereyim derken, karşınızdaki kadının hamilelik tuzağına düşüverirsiniz, babalık hakkını da eşinize açıklarsınız artık.
3- Mikrop kaparsınız alimallah!
Dikkat: Aldatmanın bir eşik olduğunu düşünün ve o eşiği aştığınız anda eski evliliğinize asla dönemeyeceğinizi ve o andan itibaren hep bir karar verme bunalımı yaşayacağınızı unutmayın. Korkutmaya çalıştım ama beceremedim. İçimden bir ses “Ne haliniz varsa görün” dediği için…
Biliyorum da yazıyorum.
%100 Erkek:
- Ayın %100 erkeği Cüppeli Ahmet Hoca! Adam yanlış ama söylediği doğru; Barbie bebeklere “bebek” demek saçma. Bebek ama çocuklar için bebek değil bunlar. Ekonomik açıdan kışkırtıcı bebekler! Çocuğu daha baştan estetik manyağı, marka düşkünü, kaslı erkek meraklısı, yatı – katı olanın avcısı olmaya kışkırtan abuk sabuk tuzaklar onlar. Adamın dediğine kulak verin. Seksüel obje olmaktan daha tehlikeli!
- Ayın %5 erkeği Okan Bayülgen. Bir mekândan eşiyle çıkarken kendisini görüntülemek isteyen magazin muhabirlerine eşine yol vermelerini “Oğlumun önünü kesmeyin” diyerek anlatıyor. Eşi bebek kabı sanki!
%100 Kadın:
- Ayın %100 kadını Nurgül Yeşilçay! İki erkeği idare etmişliği olduğunu söylemiş kadıncağız, bakınız başına gelmeyen kalmadı. Millet de aptal ya, sanki bunu bir o yapmış gibi uzaylı muamelesi yapılıyor. Az bile söylemiş!
- Ayın %0 puanlı kadın olmayan kadını Hadise! Sevgilisi Sinan Akçıl ile mumları yakıp şarkı dinlemeyi pek sevdiğini söylediği için bu yüzdede kalıp kadınlık mertebesine adım atamadı. Hadi ordan! Hadi ordan! Bu ne biçim ilkokul müsameresi gibi romantik ilişki sunumu ya! Hadi ordan!
GURU’nuz yaşayarak öğrendi!
Ne yaşadım?
Ayşe Özgün’ün Habertürk’deki “Hayatın İçinden” isimli programına katıldım. Bu programda insanı gıcık edecek numaralara yenilerini ekledim. Her yaşadığından bir şey öğrenmek iyidir. Paylaşmak daha da iyidir!
Artık tüm bunları sizinle paylaşmaya başlıyorum, ey benim güzel yavru kuşlarım!
Programda mesela aldatma konusu ve erkeklerin neden aldattığı konusunda laga laga anlatıyorum… Diyorum ki; “Bir erkek güzel bir hayat kurar, işini gücünü oturtur, sonra etrafındakiler son derece normal bir şeyden bahseder gibi ‘Hadi canım, sen karını aldatmıyor musun sanki’ derler…”
Ayşe Özgün araya girip şöyle diyor: “Kim diyor erkeklere bunu? Ben duymadım!”
Yine mesela diyorum ki; “Artık kadınlar erkek gibi davranıyor. İşve yapmayı, nazlanmayı, kapris yapmayı bilmiyorlar…”
Ayşe Özgün diyor ki, “Benim etrafımda herkes işve yapmayı biliyor! Kim bilmiyor?”
Amman Tanrım! Bu olsa olsa tuzak olabilir! Kadın benimle, hem de koskoca “ilişki gurunuzla” dalga geçmeye çalışıyor! Tam bir uzaylı bezelye kıvamında!
Ne öğrendim?
Meselenin özü anlamsızca sorular yöneltmek ya da anlamsız cevaplar vermek:
Bir kız size “Beni sevmiyorsun” derse, “Kim sevmiyor” diye sorun.
“Sen sevmiyorsun” derse, “Ben herkesi, bütün insanları seviyorum! Hayvanları da seviyorum. Tüm canlıları seviyorum. Neden bahsettiğini anlamıyorum” deyin.
Öylece kalakalacaktır.
Ama benim Ayşe Özgün’le bir daha aynı ortamda olmayacağım gibi o da sizinle aynı ortamda olmak istemeyebilir!
Genel Külltürr!
Tek gecelik ilişki yaşamadığını söyleyen magazin ünlüsü kadınlar için bu sözü kim söyledi?
“Bu etekleri kıçının üstüne çıkmış ağzı burnu BOTOXTAN balon gibi şişmiş, kaşlar MR. SPOCK gibi dümdüz, gözleri şuh bakışlarla yuvasından çıkmak üzere olan bu EJDERHALAR her gece birine AŞIK! olmuyor mu?”
a) Cüppeli Ahmet Hoca
b) Selahattin Duman
c) Fatih Altaylı
d) Sacit Aslan
Cevap: Sacit Aslan

GURU’nuz der ki; Bir kadın tarafından reddedilmek “son” değil, “başlangıç” sayılmalıdır!

























