“Hep fedakârlık yapan ben oluyorum ama kaybeden de ben oluyorum! Kimseye fazla yüz vermeyeceksin!”


“Fedakârlık”“zaaf” mı?

 

- Bir sevgilimiz olur olmaz bütün arkadaşlarımızdan uzaklaşırız…

Sonra “Senin yüzünden arkadaşlarımla görüşemez oldum” deriz…

 

- Ona hediye almak için haftalarca mağaza mağaza dolanır, o bize abuk sabuk bir şey alınca, “Beni hiç önemsemiyor” deriz…

 

- Ailesiyle tanışmak için fırsat kollar, o bizim ailemizle yakınlaşmaktan kaçar adım uzaklaşırken ona kızarız…

Deli gibi bağımlısı olur, o bize bizim gibi bağımlı olmadığı için üzülürüz…

 

Söyler misiniz, bu nasıl bir alış-veriş merakı?

Nasıl bir “karşılıklı” aşk arayışı?

 

Hele ki “Karşılıklı aşk yoktur” sözünü biz kadınlar bu kadar da severken…

 

Nedeni basit…

En az verdiğimiz kadar almaya o kadar takıntılıyız ki!

 

- İyi de birine sevginizi ne kadar vereceğinizi hesap edebilir misiniz?

Hayır.

 

- Biri hakkında gelecek hayalleri kurarken, onun ne düşündüğünü, ne hissettiğini bilerek mi hayal kurarız?

Hayır.

 

- Peki, hangimiz erkek arkadaşımız istediği için arkadaşlarımızdan uzaklaştık?

 

O zaman kendimizi sadece ona adamış vaziyette bulduğumuzda neden sebebi o olsun?

 

Bu sorular arka arkaya sanki birbirinden kopuk konulardaymış gibi sıralansa da, hiç de öyle değil…

Bütün mesele zaaflarımız. Zaafı sevgiyle, ihtiyacı tutkuyla, bağımlılığı ilişkiyle karıştırmamız.

Zaten zaaf aslında zaaf gösterdiğimiz şey ile değil, eksikliğini duyduğumuz şey ile ilgilidir.

Yani zaaf aslında bulduğumuz değil, bulamadığımız şeye karşı hissedilir.

Dolayısıyla zaaf aslında karşımızdaki zaaf nesnesi ile değil, doğrudan bizim eksikliğimizle ilgilidir.

Zaaf bu yüzden bağımlılık yaratır.

 

Bağımlı, bağımlısı olduğu şeye değil, bağımlılığına güdülenir.

 

İlişkide karşımızdakine duyduğumuz zaaf da aslında kendi güdülenmiş ilişki beklentilerimizi belirleyen doyumsuzluklarımız, komplekslerimiz ve korkularımızla ortaya çıkar.

Ona zaaf duyuyor değilizdir, kendimize duyduğumuz güvensizlik ve bu güvensizlikten beslenen korkularımız zaafı yaratır.

O kadar korkarız ki, zaaf nesnemize köle oluruz.

 

Bunun adına da “sevgi” der çıkarız.

Ama bilin ki, karşıdaki bu durumun farkına varır.

 

Sizin aslında onu sevmediğinizi, içinizdeki boşluktan kaynaklanan korkuların esiri olarak zaafınızı sürdürmek için kendisine muhtaç olduğunuzu anlar.

Ya çeker gider, ya da, daha kötüsü bu durumu kullanır.

 

Her durumda bu yaşanana sevgi denemeyeceği açık...

Dolayısıyla aslında biz ne kadar seversek o kadar sevileceğiz, ne kadar düşünceli davranırsak bize o kadar düşünceli yaklaşılacak, geleceğimizle ilgili ne kadar hayal kurarsak karşımızdaki de o plana monte olacak zannediyorsak…

Vah halimize…

 

Hissettiğiniz şeyin “zaaf”“sevgi” mi olduğuna karar verin derim…

 

İlhan Uçkan, Kadın Tamir Servisi, Artemis Yayınları

 

 

 

Toplam Yorum: ...
  • 2017-12-26 11:31:43 +0200
    Levitra Dosage Strengths Viagra Gibraltar Propecia Funcion http://costofcial.com - cialis Primolut To Buy Online Buy Tamoxifen Gynecomastia <a href=http://costofcial.com>cialis online</a> Zithromax 1gm Viagra En Pharmacie Prix Comprar Cialis En Sevilla Viagra Effet Positif http://costofcial.com - cialis price Rayrx Online Drugstore
captcha
Resimde gördüğünüz harfleri yukarıdaki alana giriniz