Aşk testi!

Bir erkeğin sizi sevip sevmediğini öğreneceğiniz en doğru an tartışma anıdır.

Haklı ya da haksız olun, önemli değil.

Sakın ha haklı olduğunuzu kanıtlamak gibi bir takıntınız olmasın, bir işe yaramaz.

Hem zaten tartışmanın amacı doğru bilgiye, genellikle de sonuca en kısa yoldan ulaşmaktır.

Provokasyondan bahsediyorum elbette…

Zaten bir erkek ve bir kadının mantıklı konuşmaya çalışması kadar gereksiz bir şey daha yoktur.

Tartışma bir haklılık kavgası değil, yönetilmesi ve kazanılması gereken bir oyundur aslında.

Ayrıca ilişkinin mantığı, yani hipotetik bir mantıksallığın aranamayacağı mantığı gereği de, zaten haklı olduğunuzu kanıtlasanız bile iş inada binecek ve kısa zaman içinde aynı tartışmayı sil baştan yapmak zorunda kalacaksınız.

Biz kadınlar sadece konuşmak istediğimiz konularda konuşur, sadece duymak istediğimiz konular için kulaklarımızı açar ve de ne istiyorsak onu anlarız.

Yoksa siz hala mantıklı olmaya falan mı çalışıyorsunuz?

Cinsiyetinize halel getirmeyin ne olur!

Neyse, bu kısa hatırlatmanın ardından gelelim sizi sevip sevmediğini nasıl öğreneceğinize…

Bir tartışmanın ortasındasınız diyelim…

Değilseniz de sevilip sevilmediğiniz sorusu aklınızı kurcaladığı anda üşenmeyin, verimli bir tartışma yaratıverin…

Karşınızdaki erkek her zamanki gibi mantıklı mantıklı, size saçma davrandığınızı, gereksiz yere tartışma çıkardığınızı söyleyecektir elbette.

Hiç takılmayın bunlara.

Bir süre sessizce onun mantığa davetini ve dırdırcı halinizden sıkıldığı bahsini dinledikten sonraaaa…

İlk sözünüz kısık bir sesle ve umutsuzca söyleyeceğiniz;“Hep böyle yapıyorsun”olmalı.

Unutmayın, asla göz teması yok. Yoksa yumuşak karnınızı ayan beyan ortaya serersiniz!

Erkek arkadaşınız ya da eşiniz bir an bu anlamsız lafınızı yine o güzel mantığıyla bir yerlere bağlamaya çalışır aklında.

Bir an, kısa bir an için duraklar…

Durun, devam etmeyin.

Aklını toplayınca hemen konuşmaya başlayacak.

Konuşsun, konuşsun…

Siz kendinizi kanepeye atın ve ağlayarak;“Beni sevmiyorsuuuuunnn”deyiverin.

İşte asıl şimdi tam anlamıyla öylece donakalacak!

Siz içinizden 5’e kadar sayın ve olduğunuz yerden kalkmadan devam edin;“Bu kadar mı zor beni sevmeeekkk”

Zavallım allak bullak olacak.

Yalnız dikkat edin sinirlenebilir de.

Sinirlenirse yerinizden kalkın ve lavaboya gidin.

Sizin lavaboya gittiğinizi gördüğünde lafının ve savunmasının, aslında saldırısının yarım kalacağını anlayacağı için daha da sinirlenecektir.

Sakin olun.

Lavaboda yaklaşık 4 dakika kadar oyalanın.

Tuvalette kaldığınız süreyi gözlerinizi nemlendirmek için harcayın. Gözleriniz ıslak ıslak parlasın (bunu yapmayı biliyorsunuz değil mi?).

5 dakika ya da 3 dakika değil. Biri kısa, diğeri de uzun olur. En iyisi beklemediği bir anda ortaya çıkmanız.

Sakince, gözlerine asla bakmadan kanepeye oturun ve ayaklarınızı cenin pozisyonu alacağınız biçimde kendinize çekin.

Sonra burnunuzu çekin.

O kaldığı yerden konuşmasına başlamak için tam hazırlandığı anda yavru kediler gibi gözlerine bakıp;“Lütfeeen bana sarııllll”deyin.

Emin olun mesele daha fazla büyüsün istemiyorsa ve azıcık bile sizi kaybetme korkusu varsa gelip sarılır.

İşte tam bu sırada bir dakika bekleyin ve“Beni seviyorsun, değil miiii”deyin.

Cevap“evet”olduğunda aldığınız bu cevabın hakikatinden emin olabilirsiniz.

Vallahi de billahi de sevmese o an söylemez! Söylese bile vücut yakınlığındaki titreşim enerjisini doğru yorumlar, hakikate varırsınız.

Siz de öpüverin onu. Ya da hala emin olamıyorsanız, onu itin, somurtun ve oyunu baştan başlatın. Sağlama meselesi.

İlhan Uçkan, Kadın Tamir Servisi, Artemis Yayınları

 

 

 

Toplam Yorum: ...
  • 2017-11-30 11:30:44 +0200
    iyi çalışmalar. kitaplarınıza nereden ulaşabilirim kadınlarla ilgili olanlardan almak isterdim. piyasada bulamıyorum. teşekkürler
captcha
Resimde gördüğünüz harfleri yukarıdaki alana giriniz