"Sevgililer Günü"nde, yaşanan ilişkilerle ilgili "gerçekleri" duymak ister misiniz?

 

 

Kadınlar için:

1- Bir çok kadın kendini kadın gibi hissedemiyor. Kadın olmanın ne menem bir güzellik olduğu konusundan fena halde bihaberiz.

2- Çoğu kızın yaşı 30'u geçtiği halde bakire ve evlenmemiş. Sebep toplumsal ya da dini olarak açıklanmaya çalışılsa da aslında ciddi bir evlilik korkusu ve onun altında gizli bir cinsellik korkusu almış başını gidiyor.

Mesela bu durumu şöyle açıklamaya çalışıyorlar: "Annem ve babam dini değerlerine bağlı insanlar ve bizi de bu konuda ciddi bir şekilde sıkı yetiştirdiler."

Ama basit bir şekilde bunu çürtmek mümkün: "Bu ülkede 'Kızım, canın ne zaman isterse git istediğin adamla yat' diyen bir anne ve babaya sahip kimse var mı?" Ya da mesele cinsellik korkusu değil ise bu yaşına kadar neden evlenmedin? Bu uzun ve zor bir konu ve başka bir yazıya saklamakta yarar var…

3- Olmadık adamlara aşık olmak ve yıllarca o saçma ve imkansız ilişkinin takipçisi olmak konusunda da şampiyonaya katılsak birinci oluruz.

4- İlişkiler hakkında bir gıdım bilgi sahibi değiliz. "Ah aşk acısı, vah sevgilim beni aldattı narası, severim de katlanırım" ezikliği, "emek verdim" diye sürünmeye devam etme arzusu ve popomuzu kaldırıp da bir ilişkiye sahip çıkamama beceriksizliği akvaryumunda balık hafızası sendromu!

5- Aklımız fikrimiz dramatik, trajik ve mutsuzluk garantili ilişkiler yaşamak.

6- Daha acıklı taraflara gelelim; hala bir sürü kadın bir erkeği cinsellik kullanarak aşık edeceğini zannediyor!

7- Hala bir çok kadın bütün erkeklerin aldattığını ve bunun normal olduğunu zannediyor!

8- Hala bir çok kadın sevgilisinden dayak yerken bile isteye onunla evleniyor.

9- Hala bir çok kadın kendisine sadece seks oyuncağı muamelesi yapan erkeğe "seksi" görünmek için cebelleşiyor!

10- Ve hala bir çok kadın, "Sevgililer Günü" gününü, "hediye alma günü", "sevgilinin bir yudum ilgisiyle ilişkinin mükemmelliğine inanma günü" türü uzayıp giden ucuz tavırlara gönül indirme derdinde.

Bu kadar değerliyiz!

 

********* 

 

Erkeklere gelecek olursak:

1- Bir çok erkek, bir kızın şımarıklığının, ne istediğini bilmezliğinin ve hayattan bihaber olmasının karşısında durup "Hey, bir dakika ya, bu ne böyle!" diyemiyor.

2- Bir çok erkek, cüzdan gibi davranmazsa sevilmeyeceğini zannediyor!

3- Bir çok erkek, kendisini sadece tedarikçi olarak evde barındıran karısını idare yeteneğinin konforunda kayboluyor.

4- Bütün erkekler, kendilerine köpek gibi davranan kadına aşık olmak konusunda pek hevesliler.

5- Bütün erkekler, hayatta kendilerinden daha güçlü duran ama bunu çaktırmayan kadının peşinde iki yüzlü bir hayat sürdürmeye canı gönülden meyilliler.

6- Bir çok erkek, namus konusunu kafasında ezbere yaşıyor.

7- Bir çok erkek aldatıldığında aynı kadınların verdiği tepkileri veriyor. Ama sadece kendileri zayıf zannediyor.

8- Bir çok erkek 30 yaşını geçtiği halde bakir. 

9- Bir çok erkek, skor denen şeyin bir halt olduğuna inanmaya çalışıyor.

10- Ve bir çok erkek, "Sevgililer Günü"nde "tedarikçi" duygularıyla yüzleşse de, yine de amuda kalkma derdinde…


********* 

 

Sonuç: 

- İlişkiler konusunda cahiliz. 

- Evlilik konusundan bihaberiz. 

- Erkekleri ya da kadınları tanıma konusunda karşı cinse uzaylı muamelesi yapmaktan vaz geçemiyoruz.

- Cinsellik konusunda ucuz pornodan öte bilgimiz yok.

- Evlilik ve cinselliğinin eş güdümlü olduğunu zannedecek kadar aptalız.

- Bir ilişkiden korkacak kadar zavallıyız.

- Hoşumuza gitmeyen şeyleri söylemekten aciziz!


********* 

 

Biliyorum:

Evliliğin nasıl güzel bir kurum olduğunu, aşık olmanın nasıl güzel ve neşeli yaşanabileceğini, nasıl ömür boyu aynı heyecanla sevdiğimi seveceğimi, ilişkilerde asla tek bir role saplanılmaması gerektiğini, daha azına asla razı olmamayı, hayatımın değerini biliyorum.

Tek bir hayatımız var, bildiğimiz.

Zaman su gibi akıp geçiyor.

 

İlhan Uçkan

www.ilhanuckan.com

 

 

 

 

 

 

Toplam Yorum: ...
captcha
Resimde gördüğünüz harfleri yukarıdaki alana giriniz