Bu adama aşık olunur mu?
Merhabalar. Öncelikle böyle bir hizmette bulunduğunuz için size çok teşekkür ediyorum. Benim kronik devam eden bir sorunum var...
Bundan yaklaşık bir sene önce, bir bar ortamında, bir adamla tanıştım. Yanıma geldi, samimi hareketlerde bulundu ve evine davet etti, 'İstersen tabii', dedi.
Ben gittim. O gece birlikte olduk. Ertesi gün ayılırken bana sarıldı, bırakamadığını söyledi. Sonra mesaj attı, aradı, özlediğini söyledi.
Evlerimiz biraz uzak olduğundan ve o yoğun çalıştığından görüşmek zor oluyordu. Bu yüzden ben yanına gidiyordum.
Sonradan adamın grup cinsel ilişki teklifleriyle karşılaştım. Fakat bu hayat tarzı bana göre değildi. Bunu ona söyledim. Ondan çok etkilendiğimi de söylemiştim. O böyle şeylerin onun için çok normal olduğunu söyledi. Sonra aramamaya başladı. Ben dayanamayıp aradım, açmadı.
Bir gün tesadüfen aynı ortamda bulunduk ve yanıma geldi. Evine çağırdı, o akşam gitmedim. Sonra mesaj attım, cevap vermedi. Aradım, açmadı. Sonra ben ısrarla mesajlar attım, belki 100 tane, ta ki sonunda bir ay sonra cevap verdi.
Bana eski karısıyla barıştığını, şehir dışında yaşadığını ve bir daha görüşmek istemediğini söyledi.
Sonra karısı mesajlar attı.
Ben daha çok aramaya başladım. Mesajlar attım, yanıtsız bıraktı ve en sonunda telefonu açıp beni bağırarak tersledi.
Gururum çok incindi, bu durumu kabullenemiyorum. Kendime çok acı çektirdim ve kendimi çok kötü hissettim. Ben ona aşık olmuştum, o bana 'Aramızda müthiş bir ten uyumu olduğunu ve bana aşık olduğunu' söylemişti.
Soruları kafamdan atamıyorum; onu eskisi gibi istemesem de. yardımcı olursanız çok büyük bir iyilik edersiniz. Şimdiden teşekkürler. Sevgiyle kalın...
N.M.
---------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Aslında sizi bir güzel azarlamak istiyorum. Bu adama aşık olunur mu?
Durumları doğru okumak lazım:
1- Nerede tanıştığınız önemli değil, ama 'İstersen tabii' gibi sorumluluğu baştan reddeden ve sizin üzerinize bırakan bir davetle bir adamın evine gidilmez.
- Kendinizi değersiz hale getirmeyin.- Değerli durmak çok önemli ve bir ilişkinin esas noktalarından biridir.
Nasıl değerli olunur?
a- Lütfetmiş gibi yapılan davetlere 'Saçmalama' diye cevap vererek.
b- 'İlişkileri bu kadar sıradan hale getirebildiğine göre kötü şeyler yaşadın sanırım' diye arkanızı dönüp giderek.
c- Bu türden davranışlara cevap dahi vermeye tenezzül etmeyerek.
Daha bir sürü şey olabilir ama bu duruma en uygunu bunlar...
2- Aradığında ve özlediğini söylediğinde sadece davet amaçlı mıydı, yoksa muhabbet etmeye istekli bir şekilde telefonu bir türlü kapatmak istemiyor muydu, bu da önemli.
- Ayrıca arama sebebi buluşma teklif etmek mi?- Yoksa evine gitmeniz için davet etmek mi?
Tanıştığınız ya da birlikte olduğunuz gecenin ardından sizi arayan erkek nasıl konuşursa ne yapılır?
a- Doğrudan, 'Seni özledim, bana gelir misin?' diye soruyorsa ve üstelik cinsel imada bulunuyorsa: 'İstersen sen bana gel, senin için değişiklik olur' diye dalga geçer ve 'Üzgünüm, ama çok kabasın' deyip telefonu kapatırsınız. Asla kızgın bir ifadeyle yapmayın ama bu konuşmayı. Gayet rahat ve kızmaya bile gerek olmayacak biriyle konuşur gibi konuşun. Telefonu kapatırken de özellikle 'Hoşçakal' diye kapatın ki, kapıyı bir yudum aralık bıraktınız diye tekrar arama gafletine düşsün ve siz de o aradığında telefonu açmayın.
b- Buluşmayı teklif ettiyse nasıl bir yere davet etti? Tanıştığınız yere davet ettiyse gitmeyin. Başka bir yer önerin. Ve geceyi onunla geçirmeyin.
3- Tüm bunları yaşamamak için telefon numaranızı ona vermeyin ve ondan telefon numarası da istemeyin. Kendisi ısrarla isterse ancak o zaman verin ve aradığında telefonunu açmayın. Aradan en az bir hafta geçtikten sonra tanıştığınız mekana tekrar gidin ve onu orada sizinle yaşadığı şeyi bir başka kızla yaşayacak bir pozisyon hazırlığında görürseniz yanına asla gitmeyin. O sizin yanınıza gelirse yüz vermeyin.
- Boşa zaman kaybını engellemek gerek.
- Zamanı, onu adam etmeye harcayacağınıza, onun kendisini adam etmesi için yüz vermeyerek kullanmış olun.
4- Evleriniz uzak diye görüşememek iyi bir bahane değil, değil mi?
- İlla evde mi görüşülür?
- Bir orta noktası yok mu?
5- Görüşmek için asla çaba harcayan taraf siz olmayın.
- Değerli olmanın önemini unutmayın.
- Bir erkek çaba harcamıyorsa, o kızın onun hayatında bir önemi olamaz.
6- Bir erkeğin de bir kadının da fantezileri olabilir. Hatta şahane olur. Ama karşınızdaki insanın ilk aklına gelen fantezi grup seks yapmaksa, siz sadece gruptan bir kız durumuna düşersiniz.
- O erkeğin sizi koyduğu yer konusunda ciddi bir ipucu bu.
- O erkekle bir daha görüşmeye gerek yok.
- İşte o zaman grubun dışında olursunuz.
7- Tesadüfen tekrar karşılaştığınızda ve onun 'normal' diyerek sizi koyduğu kefeye ciddi bir tavır almadığınızda o erkeğin 'Bana gidelim' davetini reddetseniz de yeterince etkili reddettiniz mi diye düşünmeniz gerekir.
- Hele sonrasında asla ona mesaj atılmaz ve aranmaz.
- Böyle bir adama 100 tane mesaj hiç atılmaz.
- Her atılan ve cevapsız kalan mesaj -1, -10, -100, -1000, ... olarak hanenize yazılır. Düşünün yüze geldiğinde 1 rakamının yanında kaç tane sıfır olacak. Kendinizi resmen bir kuyuya atıyorsunuz.
8- O kadar mesaj attınız diye adam sonunda sizden korkmuş, kendini korumaya çalışmış. Eski karısı filan... Ne o ondan mesaj gelmesi? Bu da ayrı bir saçma... Gerçekten karısı mıydı mesaj atan, yoksa bir kız arkadaşından yardım mı aldı diye düşündüm elbette...
9- Bu kadar abuk sabuk olayın ardından hala neden mesaj attınız kuzum? Mümkün mü bütün bunları sıfırlamak? Adam terslemiş iyi, ya polise haber verse?
10- Gururum çok incindi diyorsunuz ama siz full kendinize eziyet için atmışsınız her adımı. Onca zaman gururlu dursanıza.
11- 'Ben ona aşık olmuştum, o bana aramızda müthiş bir ten uyumu olduğunu ve bana aşık olduğunu söylemişti' diyorsunuz ama böyle konuşan bir adam size aşık olduğunu söyledi diye ona inanılır mı?
- Hem açık açık 'ten uyumu' diyor, yani 'Sevişmek şahane, gerisi bahane' demek istiyor.
Tamam, sizi biraz hırpaladım ama asıl niyetim durumu açık olarak görmenizi sağlamak elbette.
Lütfen olmadık bir mekanda ardınızda çok pis bir çöp poşeti bıraktığınızı hayal edin.
Hani, 'Ya o çöpü benim bıraktığımı anladıysalar' diye o mekana gitmezsiniz ya bir daha, işte o adamdan aynen öyle uzak durun.
Ama çok da büyütmeye gerek yok, sadece bir çöp poşeti.
Kendinizi de bir çöp poşeti için boş yere hırpalamaya devam etmeyin.
Zaman kaybı.
Çok güzel şeyler olacak hayatınızda.
Her insan bazen abuk sabuk davranabilir. Yeter ki aynı şeyleri tekrar tekrar yapmayın.
Ve sakın unutmayın; her erkek koca olmaz:)
Ayrıca, bazı şeyler sizin için saplantıya dönüşüyorsa ve kendinize engel olamıyorsanız lütfen bir psikiyatrla görüşmeyi ve bu duruma bir son vermeyi düşünün. Alacağınız yardım çok kısa zamanda hayatınızı kolaylaştıracaktır. Bazen hani insan kan şekeri düşmüş gibi hisseder ya, iyi de çüzümü var...
Boş yere kendinize eziyet etmeyin, oldu mu? Gerek yok, 'normal' olan bu.
Kocaman öptüm sizi.
İlhan Uçkan
- Fri Jan 13 21:58:01 +0200 2012gerçekten bu mektubu okurken içim sızladı...ilhan hanımın verdiği cevaplar çok isabetli..fakat burda görülmeyen nokta var hanımefendinin duygularının esiri olması...buda bayanların en büyük eksiği...duygusunu al gerisi kolay gibi oluyor galiba...birazda mantık lazım ama...bazende acılarımı düşünüyorum beni terk edenleri iyi olmuş demkte geliyor içimden benimde hatam oldu ilişkide..bu oyun böyle sürecek güzel kadın dürüst erkege yar olmaz...yiğidin karısı çirkin olur...Cevapla
- Wed Jan 25 17:34:03 +0200 2012Benim içimin ne kadar acıdığını tahmin edemezsiniz.Haketmediğim şeylerdi bunlar.Bu adamı sevmiştim ben.Bunu bana neden yaptığını kendimdeki hatayı bulmayı ve en azından yaşadığım talihsizleklerden birşeyler öğrenmeyi isterdim en azından.İlhan Hanım çok doğru şeyler söylüyor ama bazen yapamıyorsun bir kere teslim oldun mu olmuyor...Cevapla



